Son Dakika Muş Haberleri, Muş Son Dakika Haberleri, Muş Haber Sitesi
Anasayfa / Muş / DHA YURT BÜLTENİ – 3

DHA YURT BÜLTENİ – 3

Uzmanlar karbonmonoksit zehirlenmelerine karşı uyardıManisa Şehir Hastanesi Başhekim Yardımcısı Doktor Aytaç Bukıran, kış aylarında artan kömür sobasından kaynaklanan karbonmonoksit gazı zehirlenmelerine karşı uyarı ve tavsiyelerde bulundu. Dr. Bukıran, her yıl yüzlerce kişinin bu nedenle hayatını kaybettiğini belirtip, bulunulan ortamların sık sık havalandırılması gerektiğini söyledi.Kış mevsimiyle yakılmaya başlanan sobalar özellikle lodoslu havalarda, doğru kullanılmadığı takdirde istenmeyen sonuçlara yol açabiliyor. Özellikle kömür sobalarında lodosun geri tepmesi nedeniyle dışarı çıkamayan, renksiz, kokusuz ve tatsız olduğu için fark edilmesi güç olan karbonmonoksit gazı zehirlenmelere neden oluyor. Manisa Şehir Hastanesi Başhekim Yardımcısı Doktor Aytaç Bukıran, kömür sobası kullanan vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyardı. Normalde ortamdaki oksijen de karbonmonoksit gazlarının vücuttaki dokulara geçtiğine dikkati çeken Dr. Bukıran, ‘Ancak, bu işlemi gerçekleştirebilmeleri için kan içindeki hemoglobine bağlanmaları gerekir. İkisinin bağlanma hızları arasında bir kıyaslama yaparsak karbonmonoksit oksijene göre 200 kat daha hızlı ve güçlü hemoglobine bağlanır. Bu nedenle ortamdaki karbonmonoksit oranı arttığında vücuda giren karbonmonoksit kana daha çabuk geçip oksijenin vücuda girişini engelleyeceğinden, zehirlenmeye yol açar. Sonuç olarak beyin gibi hayati organlar beslenemez ve bu nedenle insanın hayatını tehlikeye girmiş olur. Ortamdaki karbonmonoksit gazı yüksekliğinden ise en çok yaşlılar, çocuklar, sigara içenler, gebeler, kansızlık öyküsü olanlar, kronik akciğer ve kronik kalp hastalığı öyküsü olanlardır’ dedi. ‘ÖNLEM ALINMALI’Dr. Bukıran, karbonmonoksit zehirlenmelerine maruz kalmamak için soba yakılan odanın sık sık havalandırılmasının şart olduğunu kaydetti. Karbonmonoksit gazından zehirlenenlerin, durumu nasıl anlayacağını da anlatan Dr. Bukıran, sözlerini şöyle sürdürdü:  ‘Herkeste aynı şikayetler görülmeyebilir. Olayın gelişim şekli, maruz kalma süresi, miktarı, maruz kalan kişinin kronik hastalığının olup olmaması, şikayetlerin şiddeti yönünden önemli faktörlerdir. Örneğin gebeler, yaşlılar ve çocuklarda gazdan etkilenme daha yüksektir. Vatandaşın şüphe duyması çok önemli. Karbonmonoksit zehirlenmesinin özellikle erken dönemde ortaya çıkan bulantı, kusma, baş ağrısı, baş dönmesi, halsizlik gibi şikayetler gribal bir enfeksiyonda ya da bir besin zehirlenmesi durumunda da ya da basit bir ishal tablosunda da ortaya çıkabilmektedir. Bu şikayetleri yaşayan kişi sobalı evde yaşıyorsa, riskli yaş grubunda ya da kronik hastalığı varsa, riskli iş grubunda çalışıyorsa ve bu saydığım semptomlar ortaya çıkmışsa kişi gazdan zehirlendiğinden şüphelenmeli ve en yakın acile servise başvurmalıdır.’ Dr. Bukıran, alınması gereken diğer önlemleri ise ‘Mutlaka baca ve boru temizlikleri zamanında yapılmalı. Yanan sobaya üstten kesinlikle yakıt takviyesi yapılmamalı. Yatmadan önce kesinlikle sobaya yakıt konulmamalı. Lodoslu havalarda, sobalı odada kesinlikle yatılmamalı. Soba yakılan odanın havalandırılmasına dikkat edilmeli’ diye sıraladı.Görüntü Dökümü————-Doktor Aytaç Bukıran röportajDoktor Aytaç Bukıran’ın hastanede çalışmasından görüntüDuman çıkan bacadan görüntüGenel ve detay görüntülerHaber-Kamera: Cemil SEVAL / MANİSA, =========================Hobi olarak başladığı takunya yapımı mesleği olduTokat’ta 10 yıl önce hobi olarak evinin balkonunda kurduğu atölyede takunya yapan Sevgi Gürses, talep görünce işi ticarete döktü. Gürses, ürettiği takunyaları çeyiz dükkanları ve hamamlara satarak para kazanıyor. Türkiye’nin birçok iline de sipariş usulü ürün gönderiyor.Kent merkezinde yaşayan evli ve 2 çocuk annesi Sevgi Gürses 10 yıl önce hobi olarak evde kurduğu atölyede, süs eşyası ve takunya üretmeye başladı. İlk başlarda hobi olarak az sayıda komşuları için hediyelik takunya yapan Gürses, çevreden talep gelmesi üzerine evinin balkonunu atölyeye çevirdi. Takunyaların kalıplarını sanayide biçtiren Gürses, balkondaki atölyesinde takunyaları işledikten sonra üzerine çizdiği desenleri yakarak işliyor. Sosyal medya aracılığıyla satış yapan Sevgi Gürses, Türkiye’nin birçok iline takunya gönderdiğini ve taleplere yetişmediği söyledi.Bu işe hobi olarak başladığını ifade eden Sevgi Gürses, ‘Daha önceden ahşap ile uğraşıyordum. Tablolar yaparken sonra takunya işlemeyi düşündüm. Eskiye olan hayranlığımdan dolayı takunya işlemeye başladım. Talep olunca da devam ederek satışa başladım. Çeyiz mağazalarına ve hamamlara yapıyorum. Bu güne kadar Türkiye’nin her tarafına gönderdim’ dedi.Takunyaları gürgen ağacından yaptığını belirten Gürses, ‘Evde atölyemde biçme imkanım olmadığı için sanayiye kalıpları gönderiyorum ve biçtiriyorum. Evde ben süslemesini yapıyorum. Zımparasını, desenini çizip yakıyorum. Vernikleyerek her aşamasını kendim yapıyorum. Ürünlere talepler çok iyi, ilk başlarda hiç ummamıştım böyle olacağını ama sevildi ve çok farklı geldi. Çeyiz mağazalarında da tutuldu. Hamamlardan ise çok fazla rağbet var. Hamamlar da ise halen kullanılıyor. Türkiye’nin birçok iline gönderdim. Çok fazla yüklü siparişleri alamıyorum’ diye konuştu.Görüntü Dökümü————–Evdeki atölyeden görüntüler-Gürses’in çalışmaları-Yaptığı takunyaların görüntüsü-KonuşmalarıHaber-Kamera: Fatih YILMAZ-Halil İbrahim YEL/TOKAT,=========================Gönüllüler, Muş’taki çocuklara hediyeler dağıttı Yaşam Çiçeği Derneği ve Dünyayı İyilik Kurtaracak Platformu gönüllüleri, ‘Kalem Tutan Eller Üşümesin’ projesi kapsamında Muş’un Yeşilova beldesindeki öğrencilerle buluştu. Öğrencilere atkı, bere, eldiven, mont, bot ve çeşitli hediyeler veren gönüllüler, onlarla şarkılar söyleyip, eğlendi.İstanbul merkezli olup 81 ilde faaliyet gösteren ‘Yaşam Çiçeği Derneği’ ile Ankara’daki ‘Dünyayı İyilik Kurtaracak Platformu’ gönüllüleri, Yeşilova Beldesi’ndeki Yatılı Bölge Ortaokulu’ndaki öğrencilerle buluştu. Okulda öğrencilerle türkü, şarkı söyleyen gönüllüler, daha sonra yaklaşık 300 öğrenci için hazırladıkları hediyeleri dağıttı. Gönüllülerin, atkı, bere, eldiven, mont, bot ve çeşitli malzemelerden oluşan hediye paketlerini alan öğrenciler büyük mutluluk yaşadı.Muş’ta bulunmaktan duydukları mutluluğu dile getiren Yaşam Çiçeği Derneği Başkanı Tuğçe Kılıç, ‘İstanbul’dan ekibimizle birlikte geldik. Dünyayı İyilik Kurtaracak Platformu da Ankara’dan yola çıktı. Hepimiz şuanda Muş’tayız. Muş’taki öğrencilerimizle, kardeşlerimizle vakit geçiriyoruz. Onlar için getirdiğimiz hediyeleri dağıttık, çok mutlu oldular. Çocukların mutluluğuna ortak olmak bizleri çok daha da mutlu etti. Bizim buraya getirdiğimiz kıyafetler atkı, bere, mont, bot onların aslında hiçbir önemi yok. Bizim asıl amacımız, manevi olarak onların yanında olmak, onların üzerinde, hatırlarında güzel hislerinde olmak. Burada olmamıza vesile olan herkese çok teşekkür ederiz’ diye konuştu.Çocuklardaki mutluluğun her şeye bedel olduğunu belirten Dünyayı İyilik Kurtaracak Platformu yöneticilerinden İlknur Uzun ise amaçlarının çocukların yüzlerinde tebessüm oluşturmak olduğunu ifade etti. ‘Kalem Tutan Eller Üşümesin’ projesi kapsamında, çıkmış oldukları yolda Muş’ta olmaktan sevinç duyduklarını aktaran Uzun, emeği geçen herkese teşekkür etti.Platform kurucusu Mustafa Şahin ise, çocukların yüzünü güldürmeye çalıştıklarını söyledi.Görüntü Dökümü————–Gönüllülerden detay-Öğrencilerden detay-Öğrencilere hediyelerinin verilmesinden detaylar-Hediye paketini açan öğrencilerden detay-Hediyelerin çocuklara giydirilmesinden detaylar-Gönüllü bir gencin çocuklara şarkılar söylemesinden detay-Yaşam Çiçeği Derneği Başkanı Tuğçe Kılıç Röp.-Hediye alma sevinci yaşayan öğrenciden Röp.-İlknur Uzun Röp.Haber-Kamera: Muhammed Sami MARAL/MUŞ, =====================================Özgün giysi tasarımlarıyla şiddete dikkat çektiAtatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil ve Moda Tasırımı Bölümü Başkanı Dr. öğretim üyesi Safiye Sarı, özgün giysi tasarımlarıyla kadına yönelik şiddete dikkat çekti. Davetlilere ‘Sen olsaydın ne yapardın?’ yazılı kartlar veren Sarı, cevapları inceledikten sonra bir rapor halinde Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na iletecek.Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim üyesi Dr. Öğretim Üyesi Safiye Sarı, kadına yönelik şiddete dikkat çekmek amacıyla bir yılda tasarladığı kıyafetlerle sergi açtı. 23 Temmuz Kongre Binası’ndaki salondaki serginin açılışına çoğunluğunu kadınlardan oluşan davetliler katıldı. Kurdele kesilmeden yapılan açılışta Dr. Öğretim üyesi Safiye Sarı, davetlilere tasarladığı kıyafetler ve kadına yönelik verdiği mesajları anlattı. 10 ayrı gelinlik tasarımı için üzerinde ‘Sen olsaydın ne yapardın?’ yazılı küçük not kağıtları bırakan Sarı, davetlilerden bu soruları cevaplandırarak asmalarını istedi. Kadına yönelik şiddete dikkat çekmek amacıyla başladığı çalışmayı sergiye açtığını belirten Safiye Sarı, ‘Kadına şiddet hepimizin sorunu. Bir kadını bir kadın daha iyi anlar düşüncesiyle yola çıktım. Kadına şiddeti erkek mi yapıyor yoksa bir kadın mı? Temeldeki soru işaretim buydu. Kadına şiddeti yapan bir erkek ama onu yetiştiren bir kadın. Bütün bilgisini, sevgisini eğitimini çocuğuna geçiren bir anne. Burada kadından kadına bir dönüşüm söz konusu. Biz sorunu başka yerde arıyoruz. Kadınla başlayarak ancak kadına olan şiddeti önleyebiliriz algısı yaratmak istedim’ dedi. Kıyafetleri tasarlarken gelinlik ve beyaz rengi tercih etmesini ‘Genç kızların gözüyle bakmaya çalıştım’ diye ifade eden Sarı, ‘Çalışmalarımı yaparken şiddete maruz kalmadan önce genç kızların ne giyebileceğini düşündüm. Çalışmamı hep bu çerçevede yeşerttim. Genç kızların hayat hikayelerini okudum, çok araştırmalar yaptım. Ailerin onlara baktığı gözle baktım. Sonra da bu sergiyi hazırlarken böyle küçük bir araştırma notu hazırladım. Her bir tasarımın yanına baba, anne, ağabeyi, abla, okul arkadaşı olarak ‘Sen olsan ne yapardın?’ sorunu yönelttim. Bu bir farkındalık sergisi ama bir dönüş de almak istedim. Davetlilerin vereceği cevapları inceleyerek sonuç raporu halinde Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na sunacağım’ diye konuştu.Sergi salonundaki tasarlanan kıyafetleri tek tek inceleyen davetliler, daha sonra cevapladıkları not kağıtlarını kendilerine uygun bölümlere kurdeleyle astı. Sergi 31 Aralık’a kadar gezilebilecek.Görüntü Dökümü————–Sergide yeralan tasarımlar-Tasarımlardan genel ve detaylar-Safiye Sarı ile röp-Sergiyi gezen davetliler-Safiye Sarı’nın davetlilere bilgi vermesi-Davetlilerin soru kağıtlarını yazması-Soru kağıtlarının kurdeleyle asanlarHaber- Kamera: Salih TEKİN – Zafer KUMRU / ERZURUM, ======================== 

Bir önceki yazımız olan Muş'ta köy çocuklarının yüzü hediyelerle güldü başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Hakkında admin

İlginizi Çekebilir

Devlet desteği ile kurulan manda işletmesi besicilerin gelir kapısı oldu

Devlet desteği ile kurulan manda işletmesi besicilerin gelir kapısı oldu-Muş’ta yetiştirilen mandalar batıya sevk ediliyorMUŞ …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

son dakika akdeniz haberleri son dakika eğitim haberleri 2020 günlük ekonomi bültenleri yerli otomobil modelleri 2020 güncel saglik haberleri maç haberleri magazin haberleri türkiye kocaeli son dakika haberleri teknoloji haberleri 2020 siyaset haberleri son dakika ankara evden eve nakliyat